Sıkça Sorulan Sorular

Bilim insanları hali hazırda Koronavirüs (Covid-19) partüküllerinin boyutlarını, elektron mikroskoplarıyla yapmış oldukları ölçümler sonucunda belirlemeyi başarmışlardır. Koronavirüs partikülleri, küre şeklinde bir yapıya sahip olan ve çapları yaklaşık olarak 0.125 mikron boyutlarında bulunan partiküllerdir. En küçük koronavirüs partikülü 0.06 mikron ve en büyük partikül ise 0.14 mikron boyutlarındadır.

Evet. Yapılan klinik çalışmalar göstermiştir ki, Koronavirüs ve influzenza gibi virüsler, enfekte olmuş hastaların, konuşma, öksürme ya da hapşırmaları sonucu ortaya çıkan partiküller vasıtasıyla, hava yoluyla taşınmaları ile sağlıklı insanlara da bulaşabilmektedir. Açığa çıkan bu partiküller, farklı boyutlarda olabildiği gibi bir çoğu gözle görülemez ölçüde küçük partiküller olabilmektedir. Görünür olmayan partikül büyüklükleri 0,5 ila 15 mikronmetre boyutlarında olabilmektedir. Yapılan çalışmalara göre, 1 mikronmetre boyutundaki bir damlacık, enfeksiyona sebep olacak kadar bir virüs taşıma kapasitesine sahip olabilmektedir.

Evet. Akıllara gelebilecek ilk önlem, merkezi havalandırma tesisatınızda, dönüş havasını enerji tasarrufu yapmak adına taze hava ile karıştırarak iç ortama verme uygulamasını iptal ederek, sisteminizi %100 taze havalı çalışacak şekilde adapte edebilirsiniz. Bunun dışında alınabilecek en hızlı ve etkili önlem, insan yoğunluğunun çok olduğu bölgelere, iç ortam havasını anlık ve hızlı olarak temizleyen, HEPA filtreli portatif tip hava temizleme cihazları yerleştirmek olmalıdır.

Evet. Yeterli yakalama verimliliğine sahip olan filtreler ile hava yoluyla yayılım gösterecek olan virüsleri yakalamak mümkündür. HEPA sınıfı filtreler ile yapılmış olan bir çok bağımsız çalışmada, HEPA sınıfı filtrelerin, farklı partikül boyutlarındaki virüsleri ve virüs taşıyan damlacıkları %99.95 oranında yakalayabildikleri kanıtlanmıştır.

Bu sorunun cevabı tamamen mevcut sistemin yeterliliklerine göre değişkenlik gösterecektir. Daha yüksek bir filtreleme kapasitesine sahip filtrelerle değişim yapmak, filtre yüzeyinde daha yüksek oranda virüs tutulmasını sağlayabilir. Ancak mevcut merkezi havalandırma santralinizin fan kapasitesi, daha yüksek filtrasyon sınıfına sahip bir filtrenin yaratacak olduğu ilave basınç kaybını karşılamayabilir ya da santral yapısının sızdırmazlık sınıfı, daha efektif bir filtrasyon kalitesine sahip olmanızı engelleyebilir. Merkezi sistem üzerinde zorlayıcı revizyonlar yapmak yerine, Portatif HEPA filtreli hava temizleme cihazlarını iç ortamda doğru bölgelere yerleştirerek çok daha efektif sonuçlar almanız mümkün olacaktır.

Hayır. HEPA filtreler tarafından yakalanan virüsler filtresi medyasında yer alan liflere sıkı bir şekilde bağlanırlar. Virüs filtre medyasında yer alan liflerde bağlanıp yakalandıktan sonra belli bir süre sonra kuruyup, etkisiz hale geleceklerdir. Koronavirüs ile yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bir yüzeye yapışan Covid-19 partikülü o yüzeyde 3 günden fazla canlı olarak kalamamaktadır.

Etkinlikleri bir çok bağımsız kuruluş tarafından test edilip onaylanmış olan, HEPA filtreli İç ortam Hava Temizleme cihazlarının kullanımını yaygınlaştırmak, bu konuda alınabilecek en hızlı ve etkili önlemdir. Portatif tip HEPA Filtreli hava temizleme cihazları ile iç ortam havasını efektif bir şekilde sürekli olarak temizleyebilir ve hava da yer alan virüs, bakteri, küf, mantar ya da polen gibi alerjik partikülleri solumaktan kendinizi koruyabilirsiniz. Unutmayınız ki iç ortam havasını ne kadar fazla temizlerseniz(filtrelerseniz) hava da yer alan zararlı partiküllerin sağlığınız üzerinde yaratacağı olumsuz etkiden o derece uzak durmuş olursunuz.

Kullanım ömürlerini doldurmuş olan filtreler, çeşitli standartlarla belirlenmiş olan hijyen protokollerine uygun olarak değiştirilmelidir. Filtre değişimi esnasında yaşanabilecek bir virüs bulaşma durumu oldukça düşüktür. Virüsler yapıştıkları ya da yakalandıkları yüzeylerde ortalama olarak üç güne kadar canlı olarak kalabilmektedirler. Fakat her şeye rağmen, filtre üzerinde birikmiş olan zararlı tozların etkilerinden korunmak adına gerekli hijyen protokollerine uygun şekilde filtre değişimi yapılması önerilmektedir. Değişim esnasında, tüm vücudu kaplayacak şekilde koruyucu giysiler giyilmeli, ellere eldiven takılmalı, ağız ve burun bölgesi maske yardımıyla korunmalı ve koruyucu gözlük kullanılmalıdır. Kullanılmış olan filtre plastik bir poşet içerisine alınıp ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra yerinden çıkarılmalıdır.

Bu sorunun cevabı duruma göre değişmektedir. Normal şartlar altında kullanılacak olan tek kademe bir HEPA filtre yeterli korumayı sağlayacaktır ancak gaz fazında yer alan koku ve bazı zararlı gaz partiküllerinin filtrasyonu için HEPA Filtre yeterli olmayacaktır. Bu durumda ikinci bir filtrasyon kademesi olarak, gaz moleküllerinin yakalanması için kullanılan aktif karbon filtrelerin kullanımı söz konusu olmalıdır. Bu şekilde yapılacak olan iki kademeli filtrasyon sayesinde, HEPA filtrelerin virüs, bakteri ve diğer zararlı partikülleri yakalaması ve aktif karbon filtrenin de zararlı gaz moleküllerini yakalaması ile çok daha kalieli ve güvenli bir iç ortam hava kalitesine ulaşılmış olunur. HEPA filtre ve aktif karbon filtreden önce kaba filtre diye tabir edilen, kaba partikülleri, bu iki kademe filtreye ulaşmadan yakalayan bir ön filtre kullanmak suretiyle HEPA ve aktif karbon filtrelerin ömürleri uzatılıp daha verimli şekilde çalışmaları sağlanabilir.

Yapılan bir çok bağımsız çalışma sonucunda HEPA filtrelerin Koronavirüs ve benzeri boyutlardaki partikülleri %99 oranında yakalayabildiğini ortaya koymuştur. Bu durumda kapalı mekanlarda ve insan sirkülasyonun yüksek olduğu iç ortamlarda, mevcut havalandırma sistemine ilave olarak mekan içlerine yerleştirilecek olan Portatif HEPA Filtreli Hava temizleme cihazları kullanımı ile Koronavirüs ve benzeri hava yolu ile taşınabilen zararlı partiküllerin, çok daha yüksek oranda etkisiz hale getirilmesi sağlanacaktır.

Koronavirüs ve diğer virüsler, insanların yakın temasta olduğu bölgelerde ve alanlarda, enfekte olmuş bir insanın konuşması, öksürmesi ya da hapşırmasında sonucunda ortaya çıkan partiküllerin hava yoluyla diğer insanlara taşınması durumunda sağlıklı insanları enfekte etmektedirler. İç ortamdaki havaya anlık olarak yayılım gösterebilecek olan virüs partiküllerinden hızlı bir şekilde korunmak için, içeriğinde virüs partiküllerinin yer aldığı havayı hızlı bir şekilde yakalayıp, havada asılı kalan virüs partiküllerini efektif bir şekilde filtreleyerek iç ortama temiz bir şekilde geri veren HEPA filtreli hava temizleme cihazlarının kullanımı büyük bir önem kazanmaktadır. Bu cihazların kullanımı ile, insan sirkülasyonunun yüksek olduğu ortamlarda, zararlı patojenleri ve partikülleri taşıma ve yayma potansiyeli olan kirli hava hızlı bir şekilde emilip, yüksek verimlilikli HEPA filtrelerle temizlenerek iç ortama zararlılardan arındırılmış bir şekilde geri verilmektedir.

Bu konu üzerine yapılmış olan çeşitli çalışmalar sonucunda, uzun yıllardır hastane, laboratuvar ve klinik ortamlarda hijyenik alanlar yaratmak için kullanılmakta olan HEPA sınıfı filtrelerin kullanımının yeterli olacağı ortaya konmuştur. Yüksek verimlilikli HEPA filtreler sayesinde Koronavirüs vb virüsler %99 verimlilikte filtre yüzeyinde yakalanabilmektedir. Diğer bir önemli nokta ise hava temizleme cihazının, iç ortam havasını yeterli düzeyde temizlemesini sağlamaya yetecek bir havalandırma kapasitesine sahip olmasıdır. İç ortam ya da kapalı ortam hacminin büyüklüğüne göre farklı havalandırma kapasitelerinde, iç ortam havasını standartlarda belirlenmiş olan minimum hava çevrim oranlarında havalandırma kabiliyetine sahip hava temizleme cihazlarının seçimi yapılmalıdır.